25 Ekim 2011 Salı

BEKLEMEK




Biliyorum...
Her sabah uyandığında aklından ilk geçeni.
Her gün aynı saatte kahveni içerken, aynı şarkıyı dinlediğini.
Ve bazen pencerenin önünden geçen bir kargaya bakıp onun uzaklara doğru uçuşunu izleyişini.

Görüyorum...
Bir hayalet gibi gizliden gizliye takip ettiğini.
Her gün farklı bir şeyin olmasını heyecanla beklediğini.
Adını doğru yazamadığın adresin etrafında dolandığını
Ama her seferinde de doğru yolu bulduğunu ve o sokaktan içeri girdiğini...

Ve hissediyorum...
Ay ışığının altında tutkuyla tekrar dans etmek istediğini.
Merak ediyorsun, özlüyorsun, bekliyorsun.
Biliyorum, görüyorum, hissediyorum...
Herşey bittiğinde ben orada, rayların sonunda olacağım.

(Müzik: Dmitri Shostakovich - Vals de la Suite de Jazz no2)

16 Ağustos 2011 Salı

21:15


Güneşten daha sıcak, daha parlaktı gözlerin
Ve ateşinle kor ettiğin raylar üzerinde ben,
Umutlarımı arkamda bırakıp
Bir belirsizliğe doğru hızla ilerliyordum.
Feneri sönmüş bir denizci gibi
Sadece soğuk dolunayın ışığı aydınlatıyordu yolumu.
Bir gün tekrar doğmanı dileyerek
Ama bu defa hiç batmamacasına
Kapadım gözlerimi
Aşkımın alevden vagonunda.

10 Ağustos 2011 Çarşamba

SEBEB-İ HAYATIM



Sonsuz bir karanlığın içinde süzülüyordum şuursuzca. Hiçbir yaşam belirtisi olmaksızın. Ne bir ışık, en bir kalp atışı, ne bir ses, ne bir nefes...

"Ol kün!"

Ve kalp atışları... İki kalp atışı arasında adını andım... Buydu verdiğim tepki... Yaşam tepkim...

Ve derin bir nefes alışla yutup o sonsuz karanlığı, çıktım aydınlığa.

Aydınlık... Alabildiğine aydınlık...

İkinci aldığım nefeste seni doldurdum içime. Vücudumda her hücreye ulaşmanı sağladım. Damarlarımda dolaştığını hissedebiliyordum. Sonsuz bir huzurun içine doğru sürükleniyordum yavaş yavaş...

Etrafımda uçuşan notalar kozmik bir senfoni oluşturuyordu. Seni anlatıyorlardı bana.

Derinlerden gelen renkleri farkettim sonra. Gökkuşağının tüm renkleri bu senfoniye eşlik edercesine raks ediyordu. Senin suretini gösteriyorlardı bana.

Ben hayranlıkla izlerken bütün bu olup bitenleri, bir anda renkler yok oldu, notalar sustu... Sadece kalp atış sesimi duyuyordum... Ve arasında da senin adını...

Gördüklerimden öylesine büyülenmiştim ki, o iki kalp atışı arasında geçen sürede -adını andığım her anda- sana olan özlemim içime sığmaz, taşar oldu.

Korktum... Seni kaybetmekten korktum.

Ve gözlerimden bir damla yaş aktı, süzüldü çeneme. Parmağımın ucuyla aldım o damlayı ve bıraktım sonsuz beyazlığın içine.

Büyüdü...

Büyüdü...

Büyüdü...

Ve sana dönüştü gözyaşı damlam.

O an anladım ki, daha öncesinde izlemiş olduğum kozmik gösteri, aslında sadece bir başlangıçmış. Şimdi gördüğüm ise kozmosun ta kendisi...

Uzandım... Dudaklarına küçük bir öpücük kondurdum... Ve etrafında dönmeye başladım...

Sen bir bütündün...

Bense etrafında dönen bir parça...

*** *** ***

(Görsel: Man's First Breath by Suzanne Tornquist)
(Müzik : Onur - Moonlight Passion) 

31 Temmuz 2011 Pazar

CocoRosie - CandyLand


CandyLand
Performed by CocoRosie
Directed by Onur Diribaş
(My first video clip - 2007)

19 Haziran 2011 Pazar

YOLLAR



Şimdi kalkmalı... Kalkmalı yataktan, herşeyi yaşadığımız ve adadığımız bu sunaktan. Kapıdan geçip çıkmalı, kıvrılan yollarda kaybolmalı. Yokuşları tırmanıp düzlüğe çıktığımda bulacağım evimin yolunu.

Sadece bir anlığına da olsa geriye dönüp bakmak. An be an uzaklaşan gecenin sıcaklığını bir daha hissetmek için içimde...

Merdivenlerini ağır adımlarla çıktığım köprüleri, teker teker aşıyorum şimdi. Ardımda bıraktığım gecenin ışığı yolumu aydınlatıyor, beni sürüklüyor sardunya bahçelerine doğru.

Yarın bir daha bu yollardan geçebilecek miyim? Kokusunu hala duyabildiğim bu anılara yenileri eklenecek mi?

Bu son değil...

Birgün...

Yine...

Işığı takip et ve ona ulaş.

(Müzik: Portishead - Roads)