Bir koridor... Yerleri siyah beyaz karolarla döşeli bir koridor. Duvarları dar, tavanı basık... Havada dezenfekte kokusu var. Bir hastane koridoru. Ucunda bir kapı, yamuk yumuk, gotik bir kapı. Kapının orada, tavanda bir floresan lambası, yanıp sönüyor düzensizce...
İçimde anlamsız, korkuyla karışık ama ilk defa yaşadığım bir heyecan. Öylece bekliyorum koridorda. Ses yok, insan yok. Neyi beklediğimi bilmiyorum, neden orada olduğumu da...
Kapının ardından ağır aksak adım sesleri duyuyorum. Kapı açılıyor. Bir hemşire, yeşil ameliyat önlüğü kan içinde, hayli fazlaca... Kucağında bir şey taşıyor, bir yastık ya da tepsi... Bezi kan içinde...
Ağır adımlarla yanıma yaklaşıyor, yaklaştıkça gözleri tavana dikili, trans halinde. Kucağında ne taşıdığını görüyorum. Avuç büyüklüğünde hayvan mı insan mı olduğu belli olmayan ceninler, sanki et parçaları, kanlı...
Hemşire yanımda durup bir şarkı mırıldanıyor; "Yedi ölü bebek, yedisi de yüzüğün içinde..."
Hemşire trans halinde...
Havada kan kokusu var...
(Müzik: Onur - Dark & Cold)
(Müzik: Onur - Dark & Cold)
